Facebook’ta eleman arayana ceza geliyor


facebook-logo-hamdiye-esra-çevik

Kullanıcı sayıları milyonları bulan sosyal ağlar eleman bulmanın yeni adresi olunca, İŞ-KUR harekete geçti. Kurum Facebook ‘ta “eleman arıyorum” diyen 80 şirkete 10 bin liraya kadar ceza yağdırdı .

Yeni akım ve benzeri sosyal ağlarda  iş ve işçi bulmak oldu. Firma yöneticileri bu ağlarda oluşturdukları profillerde hem reklamlarını yapıyor hem de firmalarına kalifiye eleman arıyor. Hatta bu sitelerde paylaşılan iş ilanlarını şehirlere ve sektörlere göre dahi listeliyor. Genellikle aynı iş kolunda üyeleri olan profil sahibi yöneticiler kısa sürede istediği elemanı da buluyor. Bu trend öyle hızlı gelişti ki bu alanda yıllardır internet üzerinden hizmet veren insan kaynakları firmaları ciddi pazar kaybettiler.

friendfeed - Hamdiye Esra Çevik

İŞ-KUR DEVREYE GİRDİ
Sosyal ağlarda eleman arayanların sayısı sadece aralıkta günde 5 binin üzerinde seyretti. Aylık eleman ilanı sayısı 100 bini aştı. Pazarın yeni hakimi sosyal ağlar olunca sektördeki denetim alanını kaybetmek istemeyen Türkiye İş Kurumu (İŞ-KUR) harekete geçti. Kendilerinden izin belgesi almadan iş bulmaya aracılık etmenin yasak olduğu gerekçesiyle hareket eden kurum bu ağlardaki ilanların tespiti için özel bir ekip kurdu. Bu işi Facebook ve Twitter üzerinden meslek haline getirilen öncelikle tespit edilerek uyarıldı. Kurum bununla da kalmayıp Facebook’taki kişisel iletisine eleman arıyorum diyen patrona dahi uyarı gönderdi. Edinilen bilgiye göre aralık ayı içerisinde de 80′e yakın ceza-i işlem uygulandı.

İstihdama aracılık etmek için İŞ-KUR’a belli bir oranda ödeme yapılıyor. Kurumdan izin belgesi almadan işçi bulmaya aracılık edenlere 5 bin ile 10 bin TL arasında ceza uygulanıyor.

twitter - Hamdiye Esra Çevik

STAJYER ARAMAK BİLE YASAK
Mali Müşavir Dr. Resul Kurt İŞ-KUR kanunu gereğince kurumdan izinsiz eleman alımına aracılık etmenin yasak olduğunu söyledi. İstanbul Mali Müşavirler Odası’nın sitesinde stajyer ilanı bile koyamadıklarını anlatan Kurt, “İŞ-KUR son dönemde sosyal ağların bu alanda ne kadar öne çıktığını fark edince harekete geçti. Kanunen yaptıkları doğru ama ne kadar sonuç alınır bilemem” dedi.

AMAÇ SUİİSTİMALİ ENGELLEMEK
10 yıl içinde insan kaynakları alanı hızlı bir dönüşüm süreci yaşadı. Önce gazetelerin sarı sayfalarındaki ilanların yerini hızla İK alanında uzman internet siteleri aldı. Böylece kapı kapı dolaşıp CV bırakma dönemi kapandı. Hatta iş görüşmeleri İnternet üzerinde online yapılmaya dahi başlandı. Pazar kaybına uğrayan siteler bu alanda İŞ-KUR’un devreye girme sürecini de hızlandıran kesim oldu. Kurumu yazılı ve sözlü şikayetlerini ileten İK siteleri ‘böyle devam ederse sektörde denetim kalmaz suistimaller artar’ uyarısı yaptı.

Posted in Ortaya Karışık | Tagged , , , , , , , , , , , , , | Yorum yapın

ODTÜ Teknokent’ten doğan yenilikçi şirketler


ODTÜ Teknokent’in düzenlediği ”Yeni Fikirler Yeni İşler” yarışmasını kazanarak kurdukları şirketlerin patronu olan genç mühendisler, uluslararası alanda da adlarını duyurdu.

Biyonesil Logo - Hamdiye Esra Çevik

ODTÜ’de moleküler biyoloji eğitimi alan ve ”Biyonesil” isimli şirketi kuran Sıla Toksöz, Zeynep Yurtkuran, ve Ledun Akyüz isimli üç genç kız, 2 yıl önce ”Biyolojik Mayın Tespit Sistemi” adlı projeleriyle ”Yeni Fikirler Yeni İşler” yarışmasının 100′ü aşkın rakibi arasından birinci seçildi.

Elginkan Vakfı Teknoloji Ödülü’nü ve SSM Özel Ödülü’yle birlikte 125 bin TL’lik ödülü kazanan genç beyinler, Teknokent’te kurdukları şirketlerinde başlattıkları Ar-Ge araştırmalarıyla biyolojik ürünler alanında Türkiye‘deki açığı kapatma yarışına düştüler.

Sıla Toksöz - Hamdiye Esra Çevik

Biyonesil Biyolojik Ürünleri Ar-Ge Danışmanlık Ltd Şirketi’nin kurucularından Sıla Toksöz, yarışmada aldıkları ödülle ilk olarak laboratuvar kurma çalışmalarına başladıklarını anlattı.

Yarışmayı kazandıkları projeleri olan ”Mayınların Mikroorganizmalar Yoluyla tespit edilmesini sağlayan projelerinde bu süre içinde önemli aşamalar kaydettiklerini belirten Toksöz, geliştirdikleri mikroorganizmaların mayınların içindeki DNT gibi patlayıcıların çevrelerine yaydığı gazlarla temas ettiğinde ışımaya başladığını bildirdi.

Projelerini geliştirmek için TNT patlayıcıyı ve uzman temini elde etmede bazı sıkıntılar yaşadıklarını dile getiren Toksöz, ”Projemizde yola TNT ve DNT tespiti diye çıktık. Ancak başka projede elde ettiğimiz DNT ile bu maddenin tespitinde başarı sağladık. Ancak TNT’yi bir şekilde temin edemediğimiz için TNT’de uygulama şansımız olmadı. TNT bulursak onun üzerinde de çalışmaya başlayacağız” diye konuştu.

Yerleri kuşkulu eski mayınların yüzde 90 TNT, yüzde 10 DNT içerdiği bilgisini veren Toksöz, geliştirdikleri mikroorganizmaların laboratuvar ortamında çalıştığını ve topraktaki uygulamalarını da yapacaklarını kaydetti. Toksöz, DNT’de çalışan sistemlerinin toprakta da yüksek oranda ışıma yapmasını beklediklerini ifade etti.

TARIM İLAÇLARINI TOPRAKTAN TEMİZLEYECEK
Şirket çalışanlarından Zeynep Yurtkuran’ın yürütücülüğünü yaptığı ”Tarım İlaçlarının Mikroorganizmalar Aracılığıyla Bozunması Yoluyla Toprağın Temizlenmesi Projesi” de tarım ilaçlarının zararlı etkilerinin, biyolojik yöntemler kullanarak çevreye zarar vermeden temizlenmesini amaçlıyor.

Sanayi Bakanlığı ‘ndan KOSGEB – (Teknogirişim Sermayesi) desteği aldıklarını anlatan Yurtkuran, bu alanda yürüttükleri Ar-Ge faaliyetlerinin ürüne dönüşmesi halinde önlerine bir takım (yasal ve ticari) engellerin de çıkabileceğini belirtti. Yurtkuran, ”Tarım ilaçlarının türleri belirlenmezse, isteyen istediği ürünü kullanacak. Topraktaki kirlilikle ilgili bir yasal zorunluluk olmadığı sürece kim niye temizlesin ki” dedi.

Türkiye’de tarımsal arazilerde pestisit kalıntı miktarının kontrol edilmediğini, buna yönelik zorunlu yasal bir mekanizmanın bulunmadığını dile getiren Yurtkuran, fazla tarım ilacı kullanımının da zirai ürünlerde fazla kalıntı problemine neden olurken, topraktaki kalıntı fazlalığının da hem yeraltı hem yüzey sularını kirlettiğini ifade etti. Yurtkuran, hedef zararlılarda dayanıklılık sorunu oluşturan bu sorunun, hedef olmayan birçok yararlı organizmanın da ölümüne yol açtığını anlattı.

Türkiye’nin bu alanda yapılacak Ar-Ge çalışmalarına büyük ihtiyacı bulunduğunu vurgulayan Yurtkuran, ”Biz de projelerimizde Türkiye koşullarında efektif çalışabilecek çözümler geliştirmeye çalışıyoruz” dedi.

Şirketlerinin başarılarının pek çok yabancı şirket tarafından da izlendiğini ifade eden Yurtkuran, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Alanımız ve bu alanın pazarı çok yeni. Türkiye’de çevre mikrobiyolojisi üzerine çalışan bir şirket yok diyebiliriz. Genelde bu şirketler, yurt dışındaki hazır ürünleri alıp kullanıyorlar. Ar-Ge’yi sonuçta ürün çıkarmak için yapıyoruz. Bunun için de Türkiye’deki mevzuatın da hazır olması gerekiyor.

Türkiye’nin bu alana büyük ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz. Yalnızca Türkiye’nin özelliklerini taşıyan bu uygulama hayata geçtiğinde tarımda ve ilaçlamada büyük atılım yapılabileceğini öngörüyoruz. Bu projelerin dışında biyolojik gübre ve biyolojik tarım ilaçları üzerinde de Ar-Ge yürütüyoruz. Böylece Türkiye’deki tarım topraklarının temizlenmesi ve ülke topraklarında katma değeri yüksek ürünlerin geliştirilmesi için çaba gösteriyoruz.”

KAZANDIKLARINI ŞİRKETE YATIRDILAR

Kade Logo - Esra Çevik

Yarışmaya beş yıl önce katılan genç beyinler Kaan Kayabalı ve Demirhan Büyüközcü’nün kurduğu Ka-De Bilişim Sistemleri tarafından geliştirilen plaka tanıma sistemleri ise sadece Türkiye’de değil, Türkmenistan’da da kullanılmaya başladı. Yakın zamanda Katar’da da uygulamaya başlanacak plaka tanıma sistemi, otoyol güvenliğini sağlamayı hedefliyor.

Kayabalı, 5 yıl önce 10 bin TL ile kurdukları şirketlerinin plaka, insan ve çuval sayma sistemleri ile otoyol güvenlik sistemleri üzerine çalıştığını söyledi.

Şirketlerinde 14 kişinin çalıştığını kaydeden Kayabalı, ”Biz agresif rekabet uyguladık. Teknolojimizde de başarılı olduk. Biz başka kuruluşlardan pek fazla Ar-Ge desteği almadık. Daha çok kazandığımız kaynakları tekrar teknolojinin geliştirilmesine harcadık ve bu şekilde büyüdük. Ciromuz şu anda 2 milyon TL’ye çıktı” dedi.

ODTÜ’nün yarışmasının sektörle ilgili çevre edinmelerine katkı verdiğini ifade eden Kayabalı, ”Bizim en büyük sıkıntımız sermayemizin küçük olması. Sermaye desteği ile yola çıkmadık. Kazandıklarımızı bir kenarda biriktirmedik ve bunu yine yatırıma dönüştürdük. Yeni şirketi kollayan bir finansal desteğimiz olmadı, ailemizden de destek alamadık. Kriz döneminde kısa dönemli finansal krizler yaşadık ama bunları atlatabildik. Sonra banka kredileriyle toparlandık” diye konuştu.

Yarışmaya katıldıkları proje olan ”şüpheli paketleri takip sisteminden” zaman içinde fabrikalarda çuval sayma ve insan yüzü tanıma sistemlerine kaydıklarını ve bu şekilde kapasitelerini arttırdıklarını anlatan Kayabalı, aynı şekilde daldaki ürünleri bile saymaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini söyledi.

”ODTÜ, YENİ PATRONLARINI ARIYOR”
Öte yandan üniversite öğrencilerini yenilikçi ürün ve teknoloji geliştirmeye teşvik etmek, yarının teknoloji firmalarına ilk adım desteği sağlamak amacıyla düzenlenen ”Yeni Fikirler Yeni İşler Yarışması”nın finali 27 Kasım Cumartesi günü ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde yapılacak.

ODTÜ ve ODTÜ Teknokent tarafından Elginkan Vakfı ana sponsorluğunda ve T.C.Savunma Sanayi Müsteşarlığı, Türk Telekom ve OSTİM Yönetimi’nin desteğiyle düzenlenen bu yılki yarışmada, 9 proje finale kaldı.

Bu yıl 400 online kayıt arasından finale kalan 9 proje ekibi, 75 bin TL’lik Elginkan Vakfı Teknoloji Ödülü’nü, 50 bin TL’lik Savunma Sanayii Müsteşarlığı Özel Ödülü, 50 bin TL’lik Türk Telekom Özel Ödülü ve 25 bin TL’lik OSTİM Sanayi Kategorisi Özel Ödülü’nü alabilmek için yarışacak.

İŞTE O PROJELER
Maddi ödüllerin yanı sıra ODTÜ Teknokent’te ücretsiz 3 yıl süreyle ”şirket” olarak faaliyet gösterebilmek ve tüm danışmanlık desteklerinden faydalanabilmek için yarışacak projeler arasında:

-Dünyanın var olan en hafif malzemesi olan Aerojeli yenilikçi yöntemlerle üretmeyi ve dünyada henüz yaygın olarak kullanılamayan bu faydalı malzemenin kullanımını sağlamayı,

-İnsanların her gün güvenlik için internetten girdikleri güvenlik şifrelerini kitap sayısallaştırmada kullanılarak sanal kitaplıklar oluşturmayı,

-Görüntü işleme teknolojisi kullanarak yüz ve obje tanıma yöntemi ile perakendecilik ve out-of-home reklamcılıkta web tabanlı raporlama ve simülasyon modelleri geliştirmeyi,

-El parmak ve tarak kemiği kırıklarının düzeltilmesinde Kirschner Teliyle yapılan operasyonların otomasyonun gerçekleştirmeyi,

-Endüstriyel ürünlerin üç boyutlu sanal tasarımlarının çıkarılması için veri eldivenleri üretmeyi,

-GPS’e gereksinin duymadan askeri amaçlı yerel konumlandırma yapabilen bir sistemin geliştirmeyi,

-Akustik sinyalleri kullanılarak hedef tespiti ve takibi yapabilen bir güvenlik sistemi geliştirmeyi,

-Aynı kodlarla farklı oyun platformlarında oyun geliştirmeye imkan sağlayan bir yazılım geliştirmeyi,

-Toplu taşıma araçları ve bilboardlarda konum ve zaman bağlı reklam yapılmasına olanak tanıyan bir sistem geliştirilmeyi hedefleyen teknoloji tabanlı projeler bulunuyor.

Posted in Dünyadan Haberler | Tagged , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum yapın

Junior League 2011


İbrahim Kutluay - Hamdiye Esra Çevik

İbrahim Kutluay Basketball Academy ve MVP sportif organizasyonlar tarafından düzenlenen 12 Yaş Altı Çocuklar Ligi Junior League 19 Aralık 2010- 30 Mayıs 2011 tarihleri arasında Yeditepe Üniversitesi Spor Salonunda gerçekleşecek.

12 yaş altı sporcuların mücadele ettiği Türkiye’nin ilk ve tek basketbol ligi olan Junior League beş ay boyunca devam edecek. Lig boyunca 64 Takım ve yaklaşık 1300 sporcu mücadele edecek.

7 Aralık 2010‘da Yeditepe Üniversitesi Spor Salonunda kura çekilişlerinin yapılacağı lige, ön elemelerin 19 Aralık 2010 günü tamamlanması ile beraber start veriliyor. İstanbul ve İstanbul dışından okul ve kulüp takımlarının yarışacağı Junior League’de ilk dört takıma verilecek madalya ve kupaların yanı sıra, en iyi guard, forward, en çok ilerleme gösteren sporcu, en centilmen takım, en değerli sporcu ve lig özel ödülü de sahiplerini bulacak.

Geçtiğimiz senelerde de Fenerbahçe Ülker Antrenörü Bogdan Tanjevıc’ten, A Milli Takım Menajeri Harun Erdenay’a kadar birçok ünlü ismin katıldığı Junior League bu sene de Milli Basketbolcu İbrahim Kutluay ve daha birçok başarılı basketbol adamını konuk etmeye devam edecek.

Junior League 2011 kapsamında 23 Nisan 2011 Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda gerçekleşecek All-Star maçı ve Mayıs 2011 tarihinde oynanacak final maçı, geniş kitlelere ulaşabilen ve en iyi yapımları ekrana taşıyan ulusal kanallardan biri olan NTV SPOR tarafından naklen

Posted in Uncategorized | Tagged , , , , , , , , , , | Yorum yapın

Oprah ‘Lezbiyen değilim’ deyip ağladı


ABD’nin en başarılı talk show programlarından biri olan “Oprah Winfrey Show”un sunucusu Oprah Winfrey, katıldığı Barbara Walters’ın programında kendini anlattı, içini döktü.

Oprah Winfrey, yakın arkadaşı olarak nitelediği Gayle King’le hakkında çıkan “lezbiyen ilişkileri var” iddialarını kesinlikle kabul etmeyerek, şiddetle reddetti. 56 yaşındaki Winfrey gözyaşlarına boğularak, “O benim hiç sahip olamadığım bir anne gibi. O hep sahip olmak istediğim bir kız kardeş. O herkesin hak ettiği bir arkadaş. Ben ondan daha iyi birini tanımıyorum” diyerek aralarındaki bağın kendisi için önemini ifade etti. Canlı yayında mendil isteyen Winfrey, “Ağlıyorum çünkü bunları ona daha önce hiç söylemedim” diye ekledi.

Posted in Magazin | Tagged , , , , , , , , , | Yorum yapın

Antrenmanda kafasına darbe alan Alex, takımdan ayrı çalıştı…


Sabah yapılan antrenmanda kafasına darbe alan Alex, takımdan ayrı çalıştı…

Alex - Hamdiye Esra Çevik

Posted in Uncategorized | Tagged , , , , , | Yorum yapın

Türkiye-Suriye İlişkileri, Kaçak Wireless Kullanımı Nedeniyle Bir Kez Daha Gergin Günler Yaşıyor


Antakya Wireless Skandalı - Hamdiye Esra Çevik

Antakya‘da yaşayan Melda Serden (42) isimli vatandaşın yüksek İnternet faturası nedeniyle servis sağlayıcı firmaya yaptığı itiraz, Suriye’nin bir süredir İnternet’e Melda Hanım’ın şifresiz wireless ağından kaçak olarak çıkış yaptığını ortaya çıkarırken, Dışişleri Bakanlığı yaklaşık 260.000 TL’lik faturayı ödememekte direnen komşu ülkeye nota vermeye hazırlanıyor.

“İnternet’im biraz yavaştı ama…”

“Zamanında eski eşimle abone olurken sınırsız İnternet paketini seçmiştik, kaç senedir öyle kalmış. Zaten benim İnternet ile fazla aram yok; günde bir iki defa mail’ime bakar, facebook’a falan girerim o kadar. Boş yere para ödeyeceğime, 4 GB kotalı pakete geçeyim dedim. Gelen ilk faturada kotamı 22 TB (TeraByte) kadar aştığım yazıyordu. Gözlerime inanamadım. Arada bir İnternet’im çok yavaşlıyordu ama yavaşlıktan herkes şikayet ettiğinden böyle birşey olabileceği hiç aklıma gelmedi. Koca Suriye yani, insan konduramıyor da…”

Dışişleri teyakkuzda

Olayın patlak vermesinin ardından bir açıklama yapan Dışişleri Bakanlığı yetkilileri ise Suriye’nin bu yaptığının her şeyden önce kul hakkına girdiğini ifade ederek, meselenin peşini kolay kolay bırakmayacaklarını belirttiler. Yaşanan gelişmeleri, “Sonradan öğrendik ki sırf bu vatandaşımızın wireless’ını kullanabilmek için gidip hiç üşenmeden sınıra bir de proxy server kurmuş adamlar. Hadi bir kişi, iki kişi neyse de bir ülke topyekün böyle bir hileye, hurdaya karışır mı? El insaf. Bu mudur kardeşlik? Bu mudur müslümanlık? İşin acı yanı bizim İnternetimizle, kalkıp bizim dizilerimizi, İbrahim Tatlıses, Sibel Can gibi sanatçılarımızın mp3′lerini indirmişler…” sözleriyle değerlendirdiler.

262 bin TL’lik faturanın yasal faiziyle birlikte ödenmesi konusunda Suriyeli yetkililerle temasa geçmeyi çalıştıklarını ancak telefonlara yanıt alamadıklarını belirten Dışişleri yetkilileri “Şam Büyükelçimiz de dünden beri birkaç defa Suriyeli makamlarla bu konuyu görüşmek için temasa geçmeye çalıştı ancak o da henüz bir sonuç alamadı. Kendisi bizzat Suriye Dışişleri’ne kadar gittiği halde kimseyle görüşemedi. ‘İçeriden fısır fısır sesleri geliyor, duyuyorum ama kapıyı açmıyorlar’ şeklinde raporları geliyor. Belli ki onlar da suçlarının farkındalar. Korkarız bu işin sonu nota vermeye kadar gidecek.” diyerek, önümüzdeki günlerde krizin daha da derinleşebileceğinin sinyallerini verdiler.

Olayın ardından Melda Serden’in adsl bağlantısı borç nedeniyle kapatılırken, Dışişleri yetkilileri özellikle Suriye sınırına yakında bölgelerde yaşayan vatandaşları önümüzdeki günlerde yaşanabilecek yeni kaçak wireless bulma girişimlerine karşı uyanık olmaları ve kablosuz ağlarına kolay tahmin edilemeyecek şifreler koymaları yönünde uyardılar.

http://www.zaytung.com/haberdetay.asp?newsid=61060

Posted in Komedi Haber | Tagged , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum yapın

199 dolarlık tablet Mobee Türkiye’de!


Mobee Nett Tablet, 199 $’lık fiyatıyla dikkat çekiyor.

Son teknoloji ürünü Mobee Nett Tablet 7”, bir tabletten beklenebilecek tüm özellikleri kullanıcılara sunuyor. Üstelik herkesin satın alabileceği bir fiyatla.

Mobee Tablet - Hamdiye Esra Çevik

Mobee Nett Tablet, 7 inç boyutunda ve 800×480 piksel çözünürlüğünde dokunmatik parlak LED ekranıyla tablet kategorisine yeni bir soluk getiriyor. 0.6 kg ağırlığında tasarlanan tablet, parlak piyano siyahı rengiyle de dikkat çekiyor.

İşletim sistemi Android 2.0 sürümünü kullanıyor. 256 MB RAM’e sahip Mobee Nett Tablet ile zengin market uygulamalarından, değişik oyunlardan ve uygulamalardan (İBB trafik, Facebook vs. gibi) yararlanmak mümkün.

Mobee Nett Tablet ile hayatınıza renk katacak birçok uygulama indirebilirsiniz. Google web tarayıcı, saat, takvim, RRS okuyucu, hesap makinesi, G-mail, Excel, Word, Powerpoint görüntüleyici ve oluşturucu, PDF görüntüleyici, e-posta, dosya yöneticisi, Google haritalar, MSN, e-kitap okuyucusu, müzik, fotoğraf, video, Youtube , Skype uygulamaları kurulu gelirken, Application Market’ten farklı uygulamalardan indirebilirsiniz.

Android işletim sistemi için 10.000’den fazla eğlenceli uygulama mevcut ve her geçen gün yeni uygulamalar çıkıyor!

Mobee Nett Tablet teknik özellikleriyle eğlenceli kullanım sağlıyor. 400 MHz ARM işlemci kullanan Nett, 2 GB dahili depolama alanının yanında 4 GB’lık mini SD kart hediyesi ile kullanıcıya ulaşıyor. 2 adet hoparlör, kulaklık girişi, kulaklık ve dahili mikrofon bulunan cihaz, Wi-Fi özelliği ve dahili kamerası ile internette görüntülü konuşma yapmayı sağlıyor. Dönüştürücü ile birlikte ethernet ve 2 adet USB girişi de bulunuyor.

G-sensor ile ekran hareketlerinize göre yön değiştiriyor, bu sayede ekranı ister yatay ister dikey halde kullanabilirsiniz. 3 saate kadar kullanım süresi ile mobil bilgisayar kullanımını konforlu hale getiriyor.

Mobee Nett Tablet 7″ KDV dahil 199 dolar fiyatıyla kullanıcılara sunuluyor.

Posted in Dünyadan Haberler | Tagged , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum yapın